Baş ağrısı polikliniğine başvurmak, kulaktan dolma bilgilerle ya da bilinçsiz ağrı kesici kullanımıyla baskılanmaya çalışılan ve bu nedenle daha karmaşık hale gelen ağrı döngüsünü kırmak adına büyük önem taşımaktadır.

Baş Ağrısı Polikliniği Nedir?

Baş ağrısı polikliniği; primer ve sekonder baş ağrılarının ayırıcı tanısını yapmak, kişiye özel tedavi protokolleri geliştirmek ve kronikleşmiş ağrı süreçlerini yönetmek üzere uzmanlaşmış bir tıbbi birimdir. Baş ağrısı polikliniği hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren dirençli ağrıların kaynağı multidisipliner bir yaklaşımla incelenmektedir.

Ağrının karakteri, sıklığı ve tetikleyicileri uzman nörologlar tarafından değerlendirilerek hastanın nörolojik profiline en uygun medikal ve girişimsel tedavi seçenekleri belirlenir. 

Bilgi Almak İçin Aşağıdaki Formu Doldurabilirsiniz.

Baş Ağrısı Polikliniğinde Hangi Hastalıklara Bakılır?

Baş ağrısı polikliniklerinde, Uluslararası Baş Ağrısı Derneği (IHS) kriterlerine uygun olarak çok geniş bir hastalık grubunun tanı ve takibi yapılmaktadır. Baş ağrısı polikliniğinde muayene ve tedavi edilen başlıca hastalıklar şunlardır:

  • Migren: Aura içeren veya içermeyen, zonklayıcı ve genellikle tek taraflı seyreden kronik nörolojik hastalıktır.
  • Gerilim Tipi Baş Ağrısı: Genellikle stres, kaygı ve kas gerginliği ile tetiklenen, başta sıkışma hissi yaratan en yaygın ağrı türüdür.
  • Küme Baş Ağrısı: Belirli dönemlerde (genellikle mevsim geçişlerinde) ortaya çıkan, tek taraflı, göz çevresinde yoğunlaşan ve çok şiddetli seyreden otonomik baş ağrısıdır.
  • Kronik Günlük Baş Ağrısı: Ayda 15 gün veya daha uzun süren, yaşam kalitesini doğrudan sabote eden sürekli ağrı durumudur.
  • Aşırı İlaç Kullanımına Bağlı Baş Ağrısı: Ağrı kesicilerin kontrolsüz ve sık kullanımı neticesinde gelişen paradoksal bir şekilde ağrıyı kronikleştiren tablodur.
  • Trigeminal Nevralji: Yüz bölgesinde ani, elektrik çarpması veya şimşek çakması şeklinde hissedilen şiddetli yüz ağrısı sendromudur.
  • Nevraljiform Baş Ağrıları: Oksipital nevralji gibi kafa arkasındaki sinirlerin sıkışması veya tahribiyle oluşan saplanıcı ağrılardır.
  • Sekonder Baş Ağrıları: Sinüzit, yüksek tansiyon, kafa travmaları veya çene eklemi (TMÖ) bozukluklarına bağlı ikincil olarak gelişen ağrılardır.

Baş Ağrısı Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Baş ağrısı, doğru tedavi stratejisinin belirlenebilmesi adına tıbbi olarak iki ana grupta sınıflandırılır. Semptomların doğru analiz edilmesi, hastaya uygulanacak semptomatik veya koruyucu tedavinin başarısını doğrudan etkiler. En sık karşılaşılan primer baş ağrısı türlerinin karakteristik özellikleri aşağıdaki gibidir:

Baş Ağrısı TürüAğrının KarakteriYaygın BölgesiEşlik Eden Belirtiler
MigrenZonklayıcı, orta veya şiddetliGenellikle tek taraflıBulantı, kusma, ışık ve sese hassasiyet
Gerilim TipiSıkıştırıcı, bant şeklinde, hafif-ortaÇift taraflı, tüm başBoyun ve omuz kaslarında hassasiyet
Küme TipiOyucu, saplanıcı, çok şiddetliTek taraflı, göz ve şakak çevresiGöz yaşarması, kızarıklık, burun tıkanıklığı
Trigeminal NevraljiElektrik çarpması gibi ve aniYüz, çene ve yanak bölgesiDokunma, çiğneme veya konuşma ile tetiklenme

Baş Ağrısı Polikliniğinde Kullanılan Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Baş ağrısı yönetimi, ağrının kaynağının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesiyle başlar. Nörolojik muayene esnasında hekim, ağrının başlangıç zamanını, süresini, karakterini ve tetikleyicilerini sorgular. Klinik değerlendirmeyi desteklemek ve yapısal sorunları dışlamak amacıyla aşağıdaki tanı yöntemlerinden yararlanılmaktadır:

  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Beyin dokusunu, damar yapılarını ve olası mikro yapısal değişiklikleri detaylı incelemek için kullanılan altın standart yöntemdir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Ani gelişen durumlarda, kemik yapıları ve ani kanama şüphelerini hızlıca değerlendirmek amacıyla tercih edilir.
  • Laboratuvar Tetkikleri: Vücuttaki sistemik enfeksiyonları, hormonal dengesizlikleri veya biyokimyasal değerleri kontrol etmek için yapılan kan tahlilleridir.
  • Baş Ağrısı Günlüğü: Hastanın atak sıklığını, süresini ve ağrıyı tetikleyen faktörleri kaydettiği, tanı ve tedavi takibinde kritik önem taşıyan takip formudur.

Baş Ağrısı Polikliniğinde Uygulanan Tedavi Teknolojileri ve Yöntemleri Nelerdir?

Modern baş ağrısı polikliniklerinde sadece ağrı kesici ilaçlara dayalı klasik yaklaşımların ötesinde, yenilikçi ve teknolojik tedavi süreçleri uygulanmaktadır. Tedavi planı, hastanın ağrısının kronikliğine ve atakların sıklığına göre kişiselleştirilir. Günümüzde aktif olarak kullanılan güncel tedavi yaklaşımları aşağıdaki gibidir:

  • Kronik Migren Botoks Uygulamaları: Alın, şakaklar, boyun ve omuz bölgesindeki belirli anatomik noktalara uygulanan, sinir sonlanmalarından ağrı sinyallerinin salınımını bloke eden yöntemdir.
  • Gon Blokajı (Sinir Blokajları): Başın arka kısmında bulunan oksipital sinirlerin çevresine lokal anestezik enjekte edilerek ağrı iletiminin kesilmesi işlemidir.
  • Migren Aşısı (Monoklonal Antikorlar): Doğrudan migren atağı sırasında salınan ve ağrıya yol açan CGRP (Kalsitonin Gen İlişkili Peptit) molekülünü hedef alan yenilikçi biyolojik tedavidir.
  • Nöromodülasyon: Cilt üzerinden veya belirli sinir hatlarına yerleştirilen, elektriksel ya da manyetik uyarılarla ağrı mekanizmalarını düzenleyen giyilebilir teknolojik cihazlardır.
  • Tetik Nokta Enjeksiyonu: Kas gerginliğine bağlı gelişen ağrılarda, kas içindeki hassas düğüm noktalara yapılan enjeksiyonlar ile kas gevşemesinin sağlanması hedeflenir.

Baş Ağrısı Polikliniğine Hangi Durumlarda Başvurulmalıdır?

Her baş ağrısı basit bir dinlenme ile geçmeyebilir ve altında yatan nedenlerin profesyonel bir hekim tarafından incelenmesi gerekebilir. Ağrının klinik seyri, doktora başvurma zamanını belirleyen en önemli faktördür. Baş ağrısı polikliniğinden randevu alınmasını gerektiren durumlar aşağıda listelenmiştir:

  • Haftada iki veya daha fazla kez ağrı kesici kullanma ihtiyacı doğuyorsa
  • Mevcut baş ağrılarının sıklığı, şiddeti ve karakteri zamanla değişim gösteriyorsa
  • Ağrıya bulantı, kusma, ışık ve sese karşı aşırı hassasiyet eşlik ediyorsa
  • Ağrı nedeniyle kişi iş, okul ve sosyal yaşam faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyorsa
  • Ağrılar uykudan uyandıracak düzeyde şiddetli ve ani parlamalar şeklinde oluyorsa uzman değerlendirmesi gerekir.

Nöroloji Doktorlarımız

Giriş Tarihi: 18.04.2025

Güncellenme Tarihi:  18.05.2026