Gastroenteroloji sindirim sistemi organlarının normal fonksiyonlarını, hareketliliğini (motilite), sindirim ve emilim süreçlerini korumayı ve bu organlarda meydana gelen bozuklukları tedavi etmeyi hedefler.
Sindirim sistemi sağlığı, vücudun genel enerji dengesi ve bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkilidir. Gastroenteroloji uzmanları (gastroenterologlar), endoskopik ve kolonoskopik yöntemlerle organları doğrudan görüntüleyerek teşhis koymaktadır.
Gastroenteroloji Nedir?
Gastroenteroloji, sindirim sistemi ve ilgili organların biyokimyasını, fizyolojisini ve patolojisini derinlemesine inceleyen ileri bir uzmanlık alanıdır. Bu bölümde görev yapan hekimler, 6 yıllık tıp eğitiminin ardından iç hastalıkları (dahiliye) uzmanlığını tamamlar ve üzerine üç yıl daha gastroenteroloji yan dal ihtisası yaparak uzmanlaşırlar.
Gastroenteroloji kliniği, sadece hastalıkların tedavisiyle değil aynı zamanda sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasıyla da ilgilenir. Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte cerrahi müdahale gerektirmeden ağız ve anüs yoluyla girilen kameralı cihazlar sayesinde tanı ve tedavi süreçleri oldukça konforlu hale gelmiştir.
Bilgi Almak İçin Aşağıdaki Formu Doldurabilirsiniz.
Gastroenteroloji Bölümünün İlgilendiği Organlar Nelerdir?
Gastroenteroloji vücudun en uzun sistemlerinden biri olan sindirim yolunu bölümlere ayırarak inceler. Gastroenteroloji bölümünün odaklandığı ana organ yapıları aşağıdaki gibidir:
- Üst sindirim yolu: Yemek borusu (özofagus) ve mide.
- İnce ve kalın bağırsaklar: Duodenum, jejunum, ileum ve kolon yapıları.
- Hepatobiliyer sistem: Karaciğer, safra kesesi ve safra yolları.
- Pankreas: Sindirim enzimleri ve insülin salgılayan glandüler doku.
- Anorektal bölge: Rektum ve anüs çevresi hastalıkları.
Gastroenteroloji Hangi Hastalıklara Bakar?
Gastroenteroloji bölümü, sindirim sistemindeki iltihabi durumlardan tümöral oluşumlara kadar çok geniş bir yelpazedeki hastalıkların tedavisiyle ilgilenir. Bu hastalıklar, belirtilerin şiddetine ve etkilediği organa göre sınıflandırılabilir.
Yemek Borusu ve Mide Hastalıkları
Mide ve yemek borusu şikayetleri, toplumda en sık karşılaşılan gastroenterolojik problemlerin başında gelir. Bu grupta bakılan başlıca rahatsızlıklar şunlardır:
- Gastroözofageal reflü: Mide asidinin yemek borusuna kaçmasıdır.
- Gastrit ve ülser: Mide iç yüzeyinde tahriş veya yaralarla seyreder.
- Hiatus hernisi (Mide fıtığı): Midenin bir kısmının göğüs boşluğuna kaymasıdır.
- Yutma güçlüğü (Disfaji): Yemek borusu darlıkları veya hareket bozukluklarıdır.
- Çölyak hastalığı: Gluten duyarlılığına bağlı ince bağırsak emilim bozukluğudur.
Bağırsak Hastalıkları
Bağırsak sağlığı, boşaltım sistemi ve bağırsak emilimi için hayati önem taşır. Bağırsak hastalıkları aşağıdaki gibidir:
- İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS): Fonksiyonel sindirim bozukluğudur (huzursuz bağırsak).
- İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH): Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı ile ilgilenilir.
- Kolon polipleri: İleride kansere dönüşme riski olan doku büyümeleridir.
- Divertikülit: Bağırsak duvarında gelişen küçük keseciklerin iltihaplanmasıdır.
- Kronik ishal veya kabızlık: Devamlı yaşanan dışkılama bozukluklarıdır.
Karaciğer, Safra Kesesi ve Pankreas Hastalıkları
Hepatoloji olarak da bilinen bu alt dal, vücudun metabolizma merkezini korumayı amaçlar. Hepatoloji hastalıkları aaşağıdaki gibidir:
- Hepatit türleri: Hepatit A, B, C ve diğer viral enfeksiyonlardır.
- Yağlı karaciğer hastalığı: Karaciğerde aşırı yağ birikimidir (steatoz).
- Siroz: Karaciğer dokusunun sertleşmesi ve fonksiyon kaybıdır.
- Safra kesesi taşı ve iltihabı: Kolelitiazis ve kolesistit durumlarıdır.
- Pankreatit: Pankreasın akut veya kronik olarak iltihaplanmasıdır.
Gastroenteroloji Bölümünde Kullanılan Tanı Yöntemleri Nelerdir?
Gastroenteroloji uzmanları tarafından kullanılan teşhis cihazları, sindirim organlarının iç yapısını doğrudan görüntülemeye veya fonksiyonel bozuklukları ölçmeye odaklanır. Bu yöntemler, laboratuvar testleri ve radyolojik görüntülemelerle desteklenerek multidisipliner bir yaklaşım sunar. Gastroenterolojide en sık kullanılan tanı yöntemleri aşağıdaki gibidir:
- Endoskopik görüntüleme: Gastroskopi (üst GİS) ve Kolonoskopi (alt GİS).
- Görüntüleme yöntemleri: Ultrasonografi (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve MR.
- Fonksiyonel testler: Üre nefes testi ve pH metre ölçümleri.
- Girişimsel tanı araçları: Endoskopik Ultrasonografi (EUS) ve ERCP.
Gastroskopi (Üst Gastrointestinal Endoskopi)
Gastroskopi, ucunda ışık ve kamera bulunan ince, bükülebilir bir tüp yardımıyla yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının incelenmesi işlemidir. Bu yöntem, organların iç yüzeyindeki lezyonları, ülserleri veya tümöral oluşumları doğrudan görme imkanı sağlar.
Hekim, işlem sırasında şüpheli gördüğü bölgelerden biyopsi alabilir veya kanama odaklarına müdahale edebilir. Gastroskopi süreci genellikle 5-10 dakika sürmekte ve hastanın öğürme refleksini önlemek amacıyla lokal anestezi veya sedasyon altında yapılmaktadır.
Kolonoskopi ve Sigmoidoskopi h3
Kolonoskopi, kalın bağırsağın tamamının ve ince bağırsağın son kısmının detaylı bir şekilde görüntülenmesi için kullanılan vazgeçilmez tanı yöntemidir. Bağırsak polipleri, divertikülit, inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn, Ülseratif Kolit) ve kolon kanseri teşhisinde hayati öneme sahiptir.
İşlem öncesinde bağırsak temizliği (diyet ve laksatif kullanımı) gereklidir. Kolonoskopi sırasında tespit edilen polipler, polipektomi yöntemiyle aynı seansta çıkarılarak kanser gelişimi önlenebilir. Sigmoidoskopi ise kalın bağırsağın sadece son 60 cm'lik kısmının (sigmoid kolon ve rektum) incelenmesi işlemidir.
Endoskopik Ultrasonografi (EUS) h3
EUS, endoskopi cihazının ucuna yerleştirilmiş minyatür bir ultrason cihazı ile sindirim sistemi duvarlarının ve komşu organların (pankreas, safra yolları) görüntülenmesidir. Standart ultrasonun ulaşamadığı derin dokularda yüksek çözünürlüklü veri sağlar.
Bu teknoloji, özellikle mide ve yemek borusu kanserlerinin evrelenmesinde, pankreas kitlelerinin analizinde ve derin yerleşimli lenf nodlarından iğne biyopsisi alınmasında tercih edilir. EUS, invaziv cerrahiye gerek kalmadan derin doku tanısı koyulmasına yardımcı olur.
ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi)
ERCP, hem tanısal hem de tedavi edici özellikleri olan, endoskopi ve radyolojinin (X-ray) bir arada kullanıldığı ileri düzey bir gastroenteroloji yöntemidir. Safra kanalları ve pankreas kanallarındaki tıkanıklıkları, taşları veya darlıkları belirlemek için kullanılır.
İşlem sırasında duodenumdaki safra kanal ağzından içeriye kontrast madde enjekte edilerek floroskopi altında görüntü alınır. Tanı konulmasının ardından eş zamanlı olarak kanala stent yerleştirilmesi veya safra taşlarının temizlenmesi gibi işlemler gerçekleştirilebilir.
Karaciğer Biyopsisi
Ülkemizde sık görülen hepatit B ve hepatit C gibi karaciğer hastalıklarınının teşhisinde ve takibinde kullanılan bir işlemdir. Özel bir iğne ile karnın sağ tarafından, hasta hafif uyutularak ve biyopsi alanı uyuşturularak, ameliyatsız karaciğerden küçük bir örnek alınma işlemidir ve bu örnek patoloji tarafından mikroskopla incelenerek hastalık hakkında önemli bilgiler elde edilir.
24 Saatlik Özofagiyal pH Monitorizasyonu
Özellikle reflü yakınmaları olan hastalarda mideden yemek borusuna asit içeriğin kaçıp kaçmadığının veye ne derecede kaç olduğunun incelenmesi işlemidir. Gastroözofageal reflü hastalığı (mide içeriğinin yemek borusuna kaçması) tanısında kullanılan günümüzdeki en güvenilir yöntemlerden birisidir. Testin yapılması için ucunda pH (asit) değişikliklerine duyarlı bir bölgesi olan bir kateter (yaklaşık 2 mm çapında esnek bir kablo) burun yoluyla yemek borusu alt ucuna yerleştirilir. Kateterin dışarıda kalan ucu ise küçük bir bilgisayara başlanır. Yemek borusu alt ucundaki pH (asit) değişiklikleri her 4-8 saniyede bir bilgisayar sistemine aktarılarak kaydedilir. Kayıt sonunda kateter çıkarılır ve küçük bilgisayara kaydedilmiş olan bilgiler bir başka bilgisayara aktarılarak hastalık diyebileceğimiz derecede bir kaçak olup olmadığı araştırılır. Günümüzde bu işlem kablosuz sensörler ile de yapılabilmektedir.
C13 ve C14 Üre Nefes Testi
Midede Helicobacterpylori isimli, gastrit ve ülsere neden olan bakterinin varlığını saptamaya yarayan, kolay, güvenilir bir testtir. Test yaklaşık 30 dakika sürmekte, testin başında ve sonunda nefesle verilen havadan örnekler alınarak bu bakterinin midedeki varlığı araştırılmaktadır. C13 nefes testi radyoaktif madde içermemektedir.
Kapsül Endoskopi
Gastrointestinal (mide-bağırsak kanalı) sistem hastalıklarının bir kısmının görüldüğü ince bağırsak, anatomisi açısından incelenmesi çok zor bir bölümdür. Bu nedenle ince bağırsak bugüne kadar gastrointestinal sistemin “kara kutusu” olmuştur. Nedeni bilinemeyen kanamaların yüzde 10’unun ince bağırsak kaynaklı olduğu düşünülürse incelenmesinin önemi ortaya çıkar.