Sitede Ara

'Bana bulaşmaz' demeyin önleminizi önceden alın

Havaların giderek soğuduğu bu günlerden itibaren hastalıklar da kapımıza dayanacak. Peki bu hastalıklardan korunmak için neler yapmalıyız? Medipol Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Murat Karaman, kış hastalıklarından korunmanın yollarını anlattı: ■ Öncelikle hastalıkları tanımamız ve hastalığa yakalanmamak için önlemlerimizi almamız gerekiyor. ■ Kisin güneşinden daha az yararlanmaya başladığımız bugünlerde fiziksel stres sıcak havalara göre daha fazla oluyor. Burun ve ağız içini döşeyen mukoza dokusunun soğukla kuruması ve mikropların vücuda daha kolay girmesi sonucu kış hastalıklarıyla uzunca bir süre uğraşılıyor. ■ Soğuk havaların vermiş olduğu rehavet içinde daha ağır ve sağlıksız besinlere yöneliniyor. Hareketsizliğin arttığı durumlarda da metabolizma kötü yönde etkilenebiliyor. METABOLİZMA ETKİLENİYOR ■ Soğuk havada vücudumuz normal ısısını korumak için daha çok enerji harcamak zorunda kalır. Bu harcanan enerjiyi yerine koyamadığımızda ise direncimiz düşüp enfeksiyona açık hale geliyor. ■ Ayrıca kış mevsimi ile havanın kirliliğinin artması yani havadaki partikül sayısının artması, bu partiküller ile enfeksiyon etkenleri olan bakteri ve virüslerin kolayca taşınmasını kolaylaştırıyor. Vücuda etki eden değişiklikler sonucu enfeksiyon ve alerjik reaksiyonlara eğilim artıyor; metabolizma kötü yönde etkilenip mikroplar kolayca vücuda giriyor. VÜCUT DİRENCİNİ KIRAN BU DEĞİŞİKLİKLER SÖYLE SIRALANABİLİR: ■ Sıcak havalara göre fiziksel stresin daha fazla görülmesi ■ Soğuğa bağlı olarak cildin kuruması ■ Burun ve ağız içini döşeyen mukoza dokularının kuruması ■ Koruyucu mekanizmaların iyi çalışamaması ■ Beslenmede daha ağır ve sağlıksız besinlere yönelim ■ Hareketsizliğin artması Sebepleri ve belirtileri itibari ile birbirine benzemekle birlikte; farklı özelliklere sahip olan kış hastalıklarının her birinin tedavisi farklı olup önlem alınmadığı takdirde bu hastalıklardan bazıları ölümcül olabiliyor. Kisin bizleri bekleyen potansiyel hastalıklar ve belirtileri şunlardır: SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİP KARIŞIYOR Soğuk algınlığı; farklı virüslerin neden olduğu, burun ve boğazda yerleşen hafif bir enfeksiyondur. Genellikle bir haftayı bulan hastalığın süresi; çocuklarda, yaşlılarda ve başka rahatsızlığı olan kişilerde uzayabilir. Doktorlara başvuru nedenleri arasında ilk sırada yer alan soğuk algınlığı; erişkinlerde en sik Eylül-Mayıs ayları arasında ve yılda iki-dört kez görülebilmektedir. Küçük çocuklarda görülme oranı ise yılda altı sekiz arasında olabilmektedir. Bulaşıcı olan hastalık, virüsü içeren damlacıkların teması yoluyla yayılmaktadır. HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: ■ Burun akıntısı ■ Hapşırık ■ Tat ve koku alma duyularinda azalma ■ Boğazda gıcık hissi ■ Öksürük ■ Bebeklerde ve çocuklarda ates ■ Sigara kullananlarda yakinmalardir. Grip belirtileri, soğuk algınlığında görülen belirtilerden daha şiddetli olup belirtiler aniden başlamaktadır. Belirtiler: ■ Yüksek ates ■ Öksürük ■ Bas, boğaz, vücut ve kas ağrısı ■ Halsizliktir. HASTALIGIN SEYRI Iyilesme süreci bir-iki hafta içerisinde tamamlanir. Özellikle yaşlılarda halsizlik, kuvvetsizlik gibi yakınmalar, iyileşmenin ardından da uzun süre devam edebilir. HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN... ■Genel temizlik kurallarına uyun. ■Sigaradan uzak durun. ■ Kaliteli uyku uyuyun. ■ Kapalı ve kalabalık mekanlardan uzak durun. ■ Kronik hastalığı olanlar kış aylarına girerken mutlaka genel kontrollerini yaptırmalıdır. ■ Yasanan ortam ısısı iyi ayarlanmalı ve havanın aşırı kuru olması engellenmelidir. ■ Beslenme programi gözden geçirilmeli, dogal yoldan veya ilaç seklinde vitamin takviyeleri yapilmalidir. ■ Kirli, kapalı ve soğuk ortamlarda uzun süre kalınmamalı, enfeksiyonu olan kişilerle yakin temastan kaçınılmalıdır. ■ Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en iyi yolu elleri sık yıkamak ve yakin solunum temasından kaçınmaktır. ■ Hapsirma ve öksürme sirasinda agiz ve burun bölgesi tek kullanimlik kagit mendille kapatilmalidir. ■ Hayata hep pozitif bakılmalıdır. KAFEİN VE ALKOL KULLANMAYIN Soğuk algınlığının tedavisi Yakınmalara yönelik olarak planlanan hastalığın virüsleri yok edici ilaç tedavisi yoktur. Antibiyotikler, soğuk algınlığına eklenen bakteriyel enfeksiyonların varlığında kullanılmaktadır. Tedavi sürecinde; kafein içeren kahve, çay veya kolalı içecekler ile alkol kullanımından kaçınılmalıdır. Çünkü kafein ve alkol istenilenin aksine, susuzluk yaratacaktir. Eğer sigara kullanılıyorsa, bırakılmalı ve sigara kullanılan ortamlardan uzak durulmalıdır. Yatak istirahati, hastalık süresinin kısaltılmasında etkili olmaktadır. GRİBİN TEDAVİSİ Etkili bir tedavi ile hastalık süresi kısaltılır ve yasam kalitesi artırılabilir. Grip, bir virüs hastalığı olduğundan antibiyotik tedavisine yanıt vermez. Virüse yönelik ilaçlar erken dönemde faydali olur. Hastalara bol sıvı almaları, yatak istirahati ve belirtilere yönelik ilaçlar önerilir. NEDEN HER YIL GRİP AŞISI OLMALIYIZ? Influenza; virüsünün neden olduğu bir solunum yolu enfeksiyonudur. Üç tip influenza virüsü olup bu virüsler; A Tipi, B Tipi ve C Tipi olarak adlandirilmaktadir. A ve B Tipi virüsleri çok şiddetli olmakla beraber; bu virüslerin yapıları sürekli değişmekte ve her yıl farklı tipleri ile belirebilmektedir. Vücudun doğal savunma sistemi, bu değişikliklere ayak uyduramadığı için grip asisi her yıl tekrarlanmaktadır. Çok hafif olan C Tipi virüsler ise yakınmaya neden olmadığı gibi halk sağlığını tehdit eden özelliklere de sahip değildir. KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? ■ 50 yas ve üzerindekiler ■ Huzur evinde yasayan veya kronik bakim altındaki kişiler ■ Kalp ve akciğer hastaları ile astım gibi kronik hastalığı olanlar ■ 6 ay-18 yas arasında uzun süreli aspirin tedavisi gören çocuklar ■ Kronik hastalık nedeniyle son bir yıldır hastanede yatan veya tedavi görenler ■ HIV pozitif virüsü taşıyanlar ■ Kalabalık ortamlarda yasayan öğrenci ve askerler ile diğer meslek gruplarındakiler http://www.sabah.com.tr/saglik/2014/12/22/bana-bulasmaz-demeyin-onleminizi-onceden-alin
22 Aralık 2014, Pazartesi