Sitede Ara

{%= Faq.Title %}

Çocuklarda görme bozukluklarını anlayabilmemiz için öncelikle çocuklarda görme gelişimini bilmek gerekmektedir. Bebekler doğduğunda henüz renkli görüşe sahip değildir. Sadece grinin tonlarında görür. İlk günlerde sadece 20 ila 30 cm uzaklığı seçebilir. Yenidoğanlar normal ışığa çok duyarlı değillerdir. Ancak parlak ışıkta gözlerini kapatırlar. Bu dönemde bebeği yakın mesafeden sevmek, onunla konuşmak dikkatini çekecektir. 

İlk birkaç haftadan sonra bebekler renkleri algılamaya başlar. Çocukların oyuncaklarının canlı renklerden oluşmasının sebebi de budur. Görmesi gelişen bebekler renkli cisimlere karşı büyük ilgi gösterirler ve bu oyuncaklar görmenin hızlı gelişmesine katkı sağlar. Ayrıca, bebeğin her iki gözünün birlikte koordineli hareket ettirmeyi öğrendikleri zamandır. 1-1,5 aylık bebekler yavaş hareket eden parmağın görüntüsünü yakalayıp, parmağı görüş alanı içinde takip edebilir. Bu ilk 4-5 aylık dönemde kaslar arası koordinasyon tam gelişmediği için gözde kaymalar olabilir. Tabii kayma olduğunda yine de bir göz hekimine götürülmesi gerekir. Bebeğin görmesi yavaş yavaş artarak altıncı ayda neredeyse yetişkin görme düzeyine ulaşır. İki yaşına doğru derinlik algısında artış ve göz-el koordinasyonu gibi ince ayarlı görsel yetiler gelişir. Çocukların görme duyusu, gelişimi okul yıllarına doğru da devam eder. Çocuklarda görme duyusu 7-10 yaş civarında tamamlanır. 

Çocuklarda Görme Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

Çocuklarda görme bozukluklarının bir kısmı bulgu verirken, bir kısmı ancak rutin göz muayenesi ile anlaşılabilir. Bulgular bebeklik döneminde ve çocukluk döneminde farklıdır.  Bebeklik döneminde göz yapısında dışardan görülen farklılıklar, kapak düşüklüğü, kayma, göz bebeğinde beyazlık, gözün normalde büyük ya da küçük görünmesi, yaşarma, çapaklanma, kızarıklık gibi durumlar olarak özetlenebilir. Çocukluk döneminde ise görme azlığı, dikkat eksikliği, derslere karşı isteksizlik, yorgunluk, okumayı geç öğrenme, derslerde algılama bozuklukları, düşük karne notları ve davranış bozuklukları görme bozukluğuna bağlı gelişebilir. Çocukların, bebeklik ve çocukluk dönemlerinde doktorumuzun önerdiği aralıklarla düzenli göz taramalarının yapılması gerekir. 

Sağlık Bakanlığı son yıllarda bir göz tarama programı başlattı. Tedavi edilebilir göz bozuklukları erken saptandığında tembellik, kayma, göz tümörleri ve daha birçok hastalığa erken müdahale edilmesi çocukların yetişkinlik döneminde sağlıklı bir görüşe kavuşması açısından gerçekten çok önemli bir gelişmedir. Bu durumlara kalıcı görme kaybı olmadan artık tedavi edilebilmektedir.

Çocukluk Döneminde Göz Sağlığını Tehdit Eden Çevresel Etken Nedir?

Erken yaşlarda cep telefonu, bilgisayar, tablet, televizyon gibi ekran maruziyeti çocukların gözlerinin gelişim aşamasında ciddi sorunlara sebep oluyor. Dünya Sağlık örgütü bu konuda bir araştırma yayınladı. Ekran maruziyeti nedeniyle 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının gözlük kullanacağı öngörülmektedir. Sürekli yakına bakmaya alışan insan gözü yorulmakta ve gözde miyopiye neden olmaktadır. Miyop olan hastalarda ise miyopinin hızlı artmasına sebep olmaktadır. Çocukların gözlerinin gün ışığına, doğal ışığa ihtiyacı vardır. Gün ışığı retinada dopamin salınımını artırmakta ve miyopi gelişimini azaltmaktadır. Yapılan araştırmalarda, dışarıda daha çok vakit geçiren çocuklarda, ev içinde ve masa başında vakit geçirenlere oranla daha az miyopi oluştuğu saptanmıştır. 

Çocuklarda Görme Bozukluklarının En Sık Nedeni Nedir?

Görme bozukluklarının en sık sebebi gözde kırma kusurlarıdır. Eskiden bu kusurları en sık okul çağı çocuklarında saptanıyordu. Ancak günümüzde daha erken yaşlarda çocukları yakalama şansına sahibiz. En sık görülen görme kusurları miyopi, hipermetropi ve astigmatizma olarak sıralanmaktadır. Bu kırma kusurları gözdeki kornea ve göz lensi gibi optik yapıların kırıcılık özelliğine ve ayrıca gözün ön-arka çapının uzunluğuna bağlı olarak gelişmektedir. Kısaca bunlardan bahsedecek olursak:

Miyopi Nedir? 

Halk arasında uzağı görememe olarak bilinen kırma kusurudur. Miyop çocuklar yakını net görürler ancak uzaktaki objeleri, örneğin okulda tahtayı bulanık görürler. Uzakta ki insanların yüz ayrıntılarını seçmekte zorlanırlar. Miyopide göz ön-arka çapının normalden uzun olması ya da kornea ve lensin kırıcılığının fazla olması nedeniyle görüntü retinaya ulaşamamakta ve retinanın önünde odaklanmaktadır.

Miyopinin Belirtileri Nelerdir?

Çocuk uzaktaki cisimleri net göremediği için uzağa ilgisiz olabilir. Sürekli kitap okuyor ya da bu nedenle sürekli ekran karşısında vakit geçiriyor olabilir. Ayrıca okulda tahtayı görememe, evde televizyonu yakından seyretme, uzağa bakarken gözlerini kısma ve ovuşturma miyopinin belirtileridir. Miyopi sıklıkla ilkokul çağında başlar ve yirmili yaşlara kadar ilerleyebilir. Doğuştan da olabilir.  En hızlı artış 10-15 yaş arasında olmaktadır. Genelde çocuğun boy uzamasıyla paralel artış gösterir. LGS, üniversite sınavı gibi dönemlerde hızlı artabilir. Ergenlik döneminde boy uzama hızı artınca miyopi artışında da hızlı artış olabilir.  

Miyopiye Karşı Koruyucu Önlemler Var mıdır?
Miyopiden korunmak her zaman mümkün değildir. Çünkü aile kalıtımı ve göz ön-arka çapları miyopiyi oluşturan ana faktörlerdir. Ancak dışarıda spor faaliyetleri ile uğraşan çocuklarda, masa başında tablet ve bilgisayarda çok vakit ayıranlara göre daha az oranda oluştuğu ve daha yavaş ilerlediği gösterilmiştir. Çocuğun çalıştığı ortam, masa ışığının homojen ve aydınlık olması da miyopi açısından diğer koruyucu önlemlerdir.

Hipermetropi Nedir?
Halk arasında yakını görememe olarak bilinir. Göz küresi normalden küçük olduğu için ya da kornea ve lensin kırıcılığı az olduğu için hipermetropide görüntü retinanın arkasında odaklanır. Görme net değildir, gözlük takmak gerekir. 

Hipermetropinin Belirtileri Nelerdir?
Yakın görüntüyü netleştirebilmek için gözler gereğinden fazla uyum yapmak zorunda kalır. Bu durum, yorgunluk, baş ağrısı, konsantrasyon eksikliği, kitap okumaktan kaçınma ve göz ovalama gibi belirtiler verir. Bazı ileri durumlarda şaşılık tabloya eşlik edebilir. Hipermetropi, miyopinin aksine genellikle bebeklik çağından itibaren bulunur. Yenidoğanların %75’i hafif hipermetrop doğar. Göz yapılarının ve boyutunun gelişmesiyle ilkokul yaşlarına gelindiğinde hipermetropi düzelir. Ancak yüksek hipermetropi mevcutsa okul öncesi dönemde teşhis ve tedavi edilmesi gerekmektedir çünkü tedavisinin gecikmesi göz tembelliğine yol açabilir. Hipermetropi varlığında yakın objelerin görüntüsü net olmayacağı için gelişmekte olan beyine bulanık görüntüler ulaşır ve görme yolları gelişimi yeterli olmaz. Bu durum, beyin gelişiminin tamamlandığı 7 yaşından önce fark edilip düzeltilmezse, ömür boyu kalan ve göz tembelliği denen görme problemi ortaya çıkacaktır.

Astigmatizma Nedir?
Korneada değişik eksenlerde değişik kırıcılık olmasına bağlı görüntünün bulanık algılanması durumudur. Hem uzak hem yakın görmeyi etkilediği için çocukluk çağında yüksek astigmatizma değerlerinin gözden kaçması derin göz tembelliklerine yol açabilir.

Astigmatizmanın Belirtileri Nelerdir?
Astigmatizma baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, derslere isteksizlik ve ilgisizlik gibi problemlere de yol açabilir. Bu baş ağrısı ve göz yorgunluğu durumuna tıp dilinde astenopi denmektedir. Astenopi, gözün görüntüyü netleştirebilmek için aşırı uyum yapmaya çalışması sonucu ortaya çıkar. Çocuklar özellikle ilkokulun ilk yıllarında görme azlığını ifade edemeyebilir. Bu yıllarda göz bozuklukları sıklıkla kendini derste konsantrasyon eksikliği, hiperaktivite, ders başarısının düşük olması hatta antisosyal davranışlar şeklinde gösterebilir. Hatta bazen çocuklar bu davranışları nedeniyle öğretmeni ve ailesi tarafından olumsuz eleştirilere ve tavırlara maruz kalmaktadır. Bu yanlış yaklaşımlar uzun süre altta yatan göz bozukluğunun atlanmasına yol açmaktadır. 

Sonuç olarak, çocukluk çağı görme problemlerinde zamanında teşhis ve doğru tedaviler ile kalıcı görme kaybını önlemek ve çocuğun okul başarısını, derslere olan ilgisini ve motivasyonunu yükseltmek mümkündür. Bu nedenle, her çocuk doğumundan itibaren düzenli aralıklarla göz hekimleri tarafından değerlendirilmelidir. İlkokula başlamadan önce ve başladıktan sonra her yıl görme muayeneleri yapılmalı ve gerekli durumlarda gözlük verilmelidir. Bu konuda aileler ve öğretmenler bilinçlendirilmeli, okullarda seminerler düzenlenmeli, medyada eğitici programlar yapılmalıdır.

Çocuklarda Önlenebilir Görme Azlığı Yapabilen Diğer Bozukluklar Nelerdir? 

Burada bütün görme azlığı yapan sebepleri saymak mümkün olmasa da en sık karşılaşılan problemlerden kısaca bahsedebiliriz. Çocuklarda görme azlığı yapan en önemli sebeplerden biri şaşılıktır. Yani diğer bir değişle gözde kaymadır. Şaşılık gözlerin aynı hizada olmaması olarak ifade edebiliriz. Bazı kırma kusurları şaşılığa sebep olabilir. Ancak başka nedenlerle de gözde kayma oluşabilir Ayrıca katarakt, kapak düşüklüğü, beyinle ilgili nörolojik sebepler, retina problemleri gibi durumlar kaymaya sebep olabilir. Kayma saptandığı anda çocuk hiç beklemeden bir göz hekimine gösterilmelidir. Şaşılık, ambliyopi adı verilen göz tembelliğine neden olabilir. Göz tembelliği, kayan gözün kullanılmamasına bağlı olarak tedavi edilmediği takdirde görme azlığı ile sonuçlanan bir görme keskinliği problemidir.

Çocuklarda görme azlığının bir diğer sebebi de göz tembelliğidir. Göz tembelliği ya da ambliyopi herhangi bir organik temele dayanmayan bir göz kusurudur ve genellikle tek gözde görme azlığı ile karakterizedir. Sebebi bir gözde beyne net görüntü gitmediği zaman, betin o gözü yokmuş kabul eder ve o gözden gelen görüntüyü görmezden gelir. Zamanla tembellik gelişir. Yine göz muayenesiyle tespit edilir ve erken dönemde saptanırsa tedavi edilebilir. En sık şaşılık, iki göz arasında ki belirgin numara farklılıkları, katarakt, yüksek göz numaraları, kapak düşüklüğü gibi durumlar tembellik nedenleri arasında sayılır. Erken yakalanırsa önemli kısmı tedavi edilebilir. 8 yaşından önce sağlam gözün kapatılması şeklinde uygulanan tedavilerle tembel gözde görme keskinliği geri kazanılabilir.

Çocuklarda görme azlığı yapan diğer sebeplerin başında katarakt ve glokom ve retina problemleridir. Çocukluk çağı kataraktı ya da doğuştan katarakt, erken dönemde tedavi edilmediğinde görme kaybıyla sonuçlanabilmektedir. Katarakt göz içindeki merceğimizin saydam olmamasıdır.  Belirtiler arasında bir göz bebeğinin diğerinden farklı olması, kataraktlı gözün beyaz ve donuk görünmesi sayılabilir. Doğuştan olan katarakt yaşamın ilk aylarında acilen ameliyatla tedavi edilirse göz tembelliği, total görme kaybı gibi çok önemli sonuçları engellenebilir. 

Glokom ise göz içinde tansiyonun yani basıncın yüksek olmasıdır. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilir. Bebeklerde göz içi basınç arttığında yetişkinlerden farklı olarak göz esnek yapıda olduğu için gözlerde büyüme görülür. . Bu nedenle bebeklerde büyük göz,  glokom için önemli bir uyarı işaretidir. Işığa karşı aşırı hassasiyet, kayma ve gözlerde aşırı sulanma diğer önemli belirtilerdir. Glokom ne kadar erken tedavi edilirse görme o oranda korunmaktadır. Burada çocuklarda görme azlığı yapan sebeplerin sık görülenlerini saydık. Ama daha birçok sebebin çocuklarda görme problemi yapacağı unutulmamalıdır. Bebeklik çağından itibaren çocuk doktorunuzun önerdiği zamanlarda göz muayenelerini yaptırmayı sakın unutmayalım. 

Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi
Dr. Öğr. Üyesi Işık Yıldırım
Göz Hastalıkları
24 Mayıs 2022