Kienböck Hastalığı Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Medipol'ü Google'da güvenilir kaynak olarak ekleyin
Kienböck Hastalığı Nedir Belirtileri Nelerdir

Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Özetleyin:

ChatGPTGrokPerplexityClaude.ai

Kienböck hastalığı, el bileğindeki küçük kemiklerden biri olan lunatum kemiğine yeterli kan gitmemesi sonucu kemik dokusunun beslenemeyerek harabiyete uğraması durumudur. Tıpta osteonekroz veya avasküler nekroz olarak adlandırılan bu rahatsızlık, zaman içinde el bileği kemiklerinin yapısını bozarak hareket kısıtlılığına yol açabilir.

Erken teşhis edilmediğinde eklem kireçlenmesine ve kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabilen bu durum, özellikle elini yoğun kullanan bireylerde yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Doğru tanı ve multidisipliner bir yaklaşım, eklem sağlığının korunmasında kritik bir rol oynar.

Kienböck Hastalığı Nedir?

Kienböck hastalığı, el bileğinde yer alan ve lunatum adı verilen küçük kemikte kan dolaşımının bozulması sonucunda kemik dokusunun hasar görmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu durum zamanla lunatum kemiğinin yapısının zayıflamasına, çökmesine ve el bileği ekleminde hareket kısıtlılığına neden olabilir. Hastalık, tıp literatüründe lunatum osteonekrozu olarak da adlandırılır.

Kienböck hastalığının erken dönemde belirlenmesi, kemik yapısındaki değişikliklerin değerlendirilmesi ve uygun tedavi yaklaşımının seçilmesi açısından önemlidir. Tedavi planı hastalığın evresine, lunatum kemiğinin yapısal durumuna, kişinin yaşına, günlük yaşam gereksinimlerine ve el bileği fonksiyonlarına göre belirlenir. Her hastada cerrahi müdahale gerekmez.

Bilgi Almak İçin Aşağıdaki Formu Doldurabilirsiniz

Kienböck Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Kienböck hastalığının kesin nedeni her zaman belirlenemez. Hastalığın gelişiminde lunatum kemiğine ulaşan kan akımındaki bozulmanın yanı sıra el bileğinin anatomik özellikleri ve tekrarlayan mekanik yüklenmeler rol oynayabilir.

Kienböck hastalığının ortaya çıkmasıyla ilişkili olabilecek faktörler şunlardır:

  • Kan dolaşımının bozulması: Lunatum kemiğinin yeterli kanlanamaması kemik dokusunun canlılığını etkileyebilir.
  • Ön kol kemikleri arasındaki uzunluk farkı: Radius ve ulna kemiklerinin uzunlukları arasındaki farklılık, el bileğindeki yük dağılımını değiştirebilir.
  • Tekrarlayan zorlanmalar: El bileğine sürekli yük bindiren hareketler, kemiğin maruz kaldığı mekanik stresi artırabilir.
  • Travma öyküsü: El bileğine alınan darbeler veya tekrarlayan küçük travmalar hastalıkla ilişkili olabilir; ancak her travma Kienböck hastalığına yol açmaz.
  • Bireysel anatomik farklılıklar: Lunatum kemiğinin kanlanma özellikleri ve el bileği anatomisi hastalığın gelişiminde etkili olabilir.

Yukarıdaki faktörlerden birinin bulunması, kişinin mutlaka Kienböck hastalığı geliştireceği anlamına gelmez.

Kienböck Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Kienböck hastalığının belirtileri genellikle el bileğinde ağrı, hassasiyet ve hareket kısıtlılığı şeklinde ortaya çıkar. Bulgular hastalığın evresine göre değişebilir; erken dönemde hafif seyreden yakınmalar, ilerleyen evrelerde günlük aktiviteleri etkileyen fonksiyon kaybına dönüşebilir.

Kienböck hastalığında görülebilen başlıca belirtiler aşağıda listelenmiştir:

  • El bileğinde ağrı: Özellikle el bileğini hareket ettirirken veya üzerine yük binerken hissedilebilir.
  • Şişlik ve hassasiyet: El bileğinin üst kısmında, lunatum kemiğinin bulunduğu bölgede görülebilir.
  • Hareket kısıtlılığı: Bileği bükme, geriye doğru uzatma veya döndürme hareketleri zorlaşabilir.
  • Kavrama gücünde azalma: Kavanoz açma, eşya taşıma veya nesneleri sıkıca tutma gibi hareketler güçleşebilir.
  • Bilekte sertlik: Özellikle uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra hareket etmekte zorlanma görülebilir.
  • Aktiviteyle artan ağrı: Tekrarlayan el hareketleri ve el bileğine yük bindiren işler yakınmaları artırabilir.

Yukarıdaki belirtiler yalnızca Kienböck hastalığına özgü değildir. El bileği burkulmaları, tendon sorunları ve diğer kemik hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabilir. Kesin tanı için ortopedi ve el cerrahisi alanında uzman değerlendirmesi gerekir.

Kienböck Hastalığının Evreleri Nelerdir?

Kienböck hastalığının evreleri, lunatum kemiğindeki yapısal değişikliklere göre sınıflandırılır. Klinik uygulamada yaygın kullanılan Lichtman sınıflandırması, hastalığın ilerleme düzeyini belirlemeye ve tedavi seçeneklerini değerlendirmeye yardımcı olur. Kienböck hastalığının evreleri şunlardır:

  • Evre I - Erken dönem: Röntgen görüntüleri normal olabilir. Kemik iliğindeki değişiklikler MR incelemesinde saptanabilir; lunatum kemiğinde belirgin çökme bulunmaz.
  • Evre II - Kemik yoğunluğunda artış: Lunatum kemiğinde skleroz adı verilen yoğunluk artışı görülür. Kemik şeklini büyük ölçüde korur ancak kanlanma bozukluğuna bağlı değişiklikler belirginleşir.
  • Evre III - Kemikte çökme: Lunatum kemiğinin şekli bozulabilir veya kemik parçalanabilir. IIIA evresinde el bileği kemiklerinin genel dizilimi korunabilirken IIIB evresinde karpal kemiklerin dizilimi de bozulur. Bazı sınıflandırmalarda koronal kırığı tanımlayan IIIC alt evresi de kullanılır.
  • Evre IV - İleri eklem hasarı: Lunatum kemiğindeki çökme ve diğer yapısal değişikliklere ek olarak el bileği ekleminde dejeneratif artrit, yani kireçlenme gelişir.

Evreler yalnızca ağrının şiddetine göre belirlenmez. Röntgen, MR ve gerektiğinde bilgisayarlı tomografi bulguları birlikte değerlendirilir. Görüntüleme bulguları ile kişinin günlük yaşamındaki yakınmaları her zaman aynı düzeyde olmayabilir.

Kienböck Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Kienböck hastalığının tanısı; hastanın yakınmalarının, fizik muayene bulgularının ve görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle konur. Özellikle erken evrede belirtiler el bileği burkulmasına benzeyebildiğinden yalnızca fizik muayeneyle kesin tanıya ulaşmak zor olabilir.

Kienböck hastalığı tanı sürecinde aşağıdaki yöntemlerden yararlanılabilir:

  • Fizik muayene: Ağrının yeri, el bileği hareketleri, şişlik, hassasiyet ve kavrama gücü değerlendirilir.
  • Röntgen: Lunatum kemiğindeki yoğunluk artışı, şekil bozukluğu, çökme ve eklem değişiklikleri araştırılır.
  • Manyetik rezonans (MR): Kemik iliğindeki erken değişikliklerin ve kanlanma bozukluğuyla ilişkili bulguların değerlendirilmesini sağlar.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Kemik yapısının ayrıntılı incelenmesine, kırık çizgilerinin ve çökme derecesinin belirlenmesine yardımcı olur.

Hangi görüntüleme yönteminin gerekli olduğu, hastalığın evresine ve klinik şüpheye göre belirlenir. Özellikle röntgenin normal olduğu ancak belirtilerin devam ettiği durumlarda MR incelemesi tanı açısından değerli olabilir.

Kienböck Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Kienböck hastalığının tedavisi, lunatum kemiğinin ne ölçüde etkilendiğine ve el bileği fonksiyonlarının ne durumda olduğuna göre kişiselleştirilir. Tedavinin temel hedefleri ağrıyı azaltmak, el bileğinin işlevini korumak ve mümkün olduğunda hastalığın ilerlemesini sınırlamaktır.

Ameliyatsız Kienböck Hastalığı Tedavisi

Ameliyatsız tedavi, özellikle kemiğin şeklini koruduğu erken evrelerde değerlendirilebilir. Bu yaklaşımda el bileğine binen yükün azaltılması ve belirtilerin kontrol altına alınması amaçlanır.

Kienböck hastalığının ameliyatsız tedavisi için uygulanabilecek yöntemler şunlardır:

  • El bileğinin atel veya alçıyla belirli bir süre hareketsiz tutulması
  • El bileğini zorlayan tekrarlayıcı hareketlerin ve ağır yüklerin sınırlandırılması
  • Ağrı ve şişlik gibi belirtilerin hekim önerileri doğrultusunda yönetilmesi
  • Klinik değerlendirme ve gerektiğinde görüntüleme ile hastalığın seyrinin izlenmesi

Ameliyatsız tedavinin yeterli olup olmadığı, belirtilerin devam edip etmemesine ve kemik yapısındaki değişikliklere göre değerlendirilir. Bu yaklaşım her hastada hastalığın ilerlemesini durdurmayı garanti etmez.

Kienböck Hastalığı için Cerrahi Tedavi Seçeneği

Cerrahi tedavi, devam eden ağrı, fonksiyon kaybı, kemik yapısındaki bozulma veya hastalığın evresi nedeniyle gerekli görülebilir. Uygulanacak işlem, kemik çökmesinin derecesi, el bileği kemiklerinin dizilimi, eklem kıkırdağının durumu ve hastanın fiziksel gereksinimleri dikkate alınarak seçilir.

Kienböck hastalığında değerlendirilebilen cerrahi yöntemler aşağıda sıralanmıştır:

  • Radius kısaltma osteotomisi: Ön kol kemiklerinden radiusun uzunluğunu değiştirmeye yönelik işlemle lunatum üzerindeki yükün azaltılması hedeflenir.
  • Kemik grefti ve revaskülarizasyon: Uygun hastalarda kemik dokusunun desteklenmesi ve kanlanmasının iyileştirilmesi amaçlanır.
  • Karpal kemiklere yönelik yük azaltıcı işlemler: El bileğindeki yük dağılımını değiştirmek için belirli kemiklerde kısaltma gibi işlemler uygulanabilir.
  • Eklem koruyucu cerrahi: Hastalığın uygun evrelerinde kemik ve eklem fonksiyonlarını korumaya yönelik rekonstrüktif yöntemler tercih edilebilir.
  • Kurtarıcı cerrahi işlemler: İleri kemik çökmesi veya kireçlenme durumunda bazı el bileği kemiklerinin çıkarılması, kısmi eklem füzyonu ya da el bileğinin sabitlenmesi değerlendirilebilir.

Cerrahi seçeneklerin her biri farklı amaçlara ve uygunluk koşullarına sahiptir. Hiçbir yöntemin bütün hastalarda en iyi sonucu vereceği söylenemez; karar el cerrahisi konusunda deneyimli ortopedi uzmanı tarafından verilmelidir.

Kienböck Hastalığında Hangi Bölüm Bakar?

Kienböck hastalığının değerlendirilmesi ve tedavisi için Ortopedi ve Travmatoloji bölümüne başvurulabilir. El bileği kemikleri, tendonlar ve küçük eklemler konusunda deneyimli el cerrahisi uzmanları, hastalığın evresine uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde önemli rol oynar.

Muayene sırasında hastanın ağrı düzeyi, el bileği hareketleri, kavrama gücü ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde radyoloji uzmanlarının görüntüleme değerlendirmelerinden de yararlanılır.

Kienböck Hastalığı Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

Kienböck hastalığında ameliyat sonrası iyileşme süresi, uygulanan cerrahi yönteme ve kemiğin iyileşme durumuna göre değişir. Bazı işlemlerde kısa süreli hareketsizleştirme yeterli olabilirken kemik kesisi, greft veya eklem füzyonu yapılan ameliyatlarda daha uzun bir koruma süreci gerekebilir.

Kienböck ameliyatı sonrasında dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

  • Atel veya alçı, hekimin önerdiği süre boyunca kullanılmalıdır.
  • El bileğine yük verme ve ağır eşya taşıma, cerrahın belirlediği sınırlara uygun olmalıdır.
  • Parmak hareketleri ve diğer egzersizler, önerilen şekilde yapılmalıdır.
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon gereksinimi, hareket açıklığı ve kas gücü değerlendirilerek belirlenmelidir.
  • Kontrol muayeneleri aksatılmamalı ve kemik iyileşmesi gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle takip edilmelidir.

Ameliyat sonrasında ağrının belirgin şekilde artması, yara yerinde kızarıklık veya akıntı gelişmesi, ateş, parmaklarda belirgin renk değişikliği ya da yeni uyuşma ortaya çıkması durumunda tıbbi değerlendirme gerekir. El bileğinin ne zaman normal kullanılabileceği, yalnızca geçen süreye göre değil, yapılan işlemin türüne ve iyileşme bulgularına göre belirlenir.

Kienböck Hastalığı ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Erken Evrede Röntgen Normal Çıkarsa Kienböck Hastalığı Anlaşılabilir mi?

Evet. Erken evrede lunatum kemiğinde henüz belirgin yapısal değişiklik oluşmadığından röntgen normal görünebilir; klinik şüphe devam ediyorsa MR incelemesi tanıya yardımcı olabilir.

Kienböck Hastalığında MR ve Bilgisayarlı Tomografi Ne Zaman Kullanılır?

MR, özellikle erken dönemde kemik iliği değişikliklerini ve kanlanmayla ilişkili bulguları değerlendirmek için kullanılır. Bilgisayarlı tomografi ise kemik çökmesini, kırık çizgilerini ve yapısal bozulmanın boyutunu ayrıntılı incelemek amacıyla tercih edilebilir.

Lichtman Evrelemesi Nedir ve Tedaviyi Nasıl Etkiler?

Lichtman evrelemesi, lunatum kemiğindeki yapısal değişiklikleri temel alarak hastalığı evrelere ayıran bir sınıflandırmadır. Evre, kemik yapısı, eklem kıkırdağının durumu ve hastanın şikayetleriyle birlikte değerlendirilerek tedavi seçimine yön verir.

Kienböck Hastalığı Ameliyatında Hangi Teknikler Uygulanır?

Hastalığın durumuna göre radius kısaltma osteotomisi, kemik grefti, revaskülarizasyon, karpal kemiklerde yük azaltıcı işlemler ve eklem koruyucu cerrahi uygulanabilir. İleri evrelerde kısmi veya tam eklem füzyonu gibi farklı yöntemler değerlendirilebilir.

Kemik Grefti ve Revaskülarizasyon Nedir?

Kemik grefti, hasarlı kemik bölgesini desteklemek veya iyileşmeyi teşvik etmek amacıyla kemik dokusunun nakledilmesidir. Revaskülarizasyon ise kemiğin kanlanmasını artırmayı amaçlayan cerrahi yaklaşımları ifade eder; uygun yöntem hastalığın evresine göre belirlenir.

Radius Kısaltma Ameliyatı Hangi Hastalarda Değerlendirilir?

Radius kısaltma ameliyatı, özellikle ön kol kemiklerinin uzunluk ilişkisi ve el bileğindeki yük dağılımı bu işleme uygun olan, lunatum üzerinde aşırı yüklenmenin azaltılmasının hedeflendiği hastalarda değerlendirilebilir. Karar verilirken hastalığın evresi ve diğer kemik-eklem bulguları dikkate alınır.

İleri Evrede Eklem Koruyucu Cerrahi Mümkün müdür?

Bazı ileri evre hastalarda kemiklerin durumu, eklem kıkırdağının korunma düzeyi ve el bileği dizilimi uygunsa eklem koruyucu işlemler değerlendirilebilir. Belirgin çökme ve yaygın kireçlenme varlığında ise farklı rekonstrüktif veya kurtarıcı cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.


Giriş Tarihi: 16.10.2026

Güncellenme Tarihi: 16.10.2026

Oluşturan: Medipol Sağlık Grubu Web Yayın Kurulu


Web sitemizde yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.

İlgili İçerikler

Medipol'ü güvenilir kaynak olarak ekleyin.

Ortopedi ve Travmatoloji Doktorlarımız