Bebek Mamalarındaki Cereulide Nedir, Zararları Nelerdir?

sma-mamalarindaki-cereulide

Cereulide, Bacillus cereus adlı bakterinin bazı gıdalarda üreyerek ürettiği, ısıya ve sindirime son derece dayanıklı bir toksindir. Son dönemde bebek mamalarıyla ilgili uluslararası geri çağırma ve uyarılarda adının geçmesiyle gündeme gelen cereulide, özellikle bebekler gibi hassas gruplar için dikkatle ele alınması gereken bir gıda güvenliği riskidir. 

Cereulide Nedir?

Cereulide, Bacillus cereus adlı bakterinin bazı türleri tarafından gıdaların içinde oluşan, kusmaya neden olan (emetik) bir toksindir. Cereulide’i diğer birçok gıda kaynaklı etkenden ayıran en kritik nokta, önceden oluşmuş (preformed) toksin gibi davranmasıdır. Yani toksin, bakterinin gıdada çoğalması sırasında oluşabilir. Özellikle nişasta içeren gıdalar (örneğin pirinç, makarna gibi) bu bakteri için uygun bir ortam oluşturabilir. Bu nedenle risk, yalnızca bakterinin varlığından değil, gıdanın içinde toksinin birikmiş olmasından kaynaklanır.

Cereulide bir bakteri değildir, bakterinin ürettiği zararlı bir maddedir. Yani gıdada Bacillus cereus bulunmasa bile, bakteri daha önce çoğalmış ve toksini üretmişse, toksin gıdanın içinde kalmaya devam edebilir.

Cereulide’in bir diğer ayırt edici özelliği ise son derece dayanıklı olmasıdır. Isıya, mide asidine ve sindirim enzimlerine karşı dirençlidir. Bu nedenle gıdanın sonradan ısıtılması, kaynatılması ya da hazırlanma şeklinin değiştirilmesi, toksinin etkisini ortadan kaldırmayabilir. Bu özellik, cereulide’i gıda güvenliği açısından özellikle riskli hale getirir.

Cereulide maruziyeti genellikle kısa sürede ortaya çıkan bulantı ve kusma ile kendini gösterir; ateş çoğu zaman eşlik etmez ve belirtiler klasik bir gıda zehirlenmesine benzer. Ancak söz konusu bebek mamaları olduğunda, bağışıklık sistemi henüz gelişimini tamamlamamış bebeklerde riskin daha ciddiye alınması gerekir.

Hangi Gıdalar Bacillus Cereus İçin Yüksek Risk Taşır?

Bacillus cereus, uygun koşullarda hızla çoğalabilen ve bazı gıdalarda toksin üretebilen bir bakteridir. Risk, gıdanın türü kadar pişirildikten sonra nasıl soğutulduğu, saklandığı ve tekrar ısıtıldığı ile alakalıdır. Aşağıdaki gıda grupları Bacillus cereus açısından daha yüksek riskli kabul edilir:

  • Pirinç, makarna, bulgur, patates ve benzeri nişasta ağırlıklı gıdalar
  • Hazır ve bekletilmiş yemekler
  • Süt ve süt bazlı ürünler
  • Bebek mamaları ve özel beslenme ürünleri
  • Toprakla temas eden sebzeler (örneğin patates, havuç, yeşil yapraklı sebzeler)

Cereulide Bir Protein midir?

Cereulide bir protein değildir. Bu soru sıkça sorulur çünkü cereulide “toksin” olarak adlandırılır ve toksinlerin çoğu protein yapılıdır. Ancak cereulide bu gruba girmez. Bu yapı, klasik proteinlerden farklıdır. 

Bu fark özellikle cereulide’nin ısıya ve sindirim enzimlerine karşı dayanıklı olmasından kaynaklanır. Protein yapılı toksinlerin aksine, yüksek sıcaklıkta parçalanmaz, mide asidiyle kolayca etkisizleşmez. Bu yüzden gıda pişirilse, kaynatılsa ya da yeniden ısıtılsa bile cereulide gıdanın içinde aktif kalabilir.

Ayrıca cereulide, insan vücudunda değil bakteri gıdanın içinde çoğalırken üretilir. Yani protein sentezi gibi bir süreçle oluşmaz. Bunun yerine, Bacillus cereus bakterisinin özel enzim sistemleri tarafından sentezlenir.

Cereulide Zararları Nelerdir?

Cereulide, özellikle gıda yoluyla alındığında hızlı başlayan ve ani etkiler gösteren zararlara yol açabilir. Etkileri çoğunlukla sindirim sistemi üzerinden ortaya çıkar. Başlıca zararları şunlardır:

  • Şiddetli bulantı ve kusmaya neden olur: Cereulide’in en belirgin ve en sık görülen zararı, kısa sürede başlayan ani bulantı ve kusmadır. Maruziyetten genellikle 1-6 saat içinde belirtiler ortaya çıkar. Bu hızlı etki, cereulide’in emetik toksin olarak tanımlanmasının temel nedenidir.
  • Sindirim sistemini doğrudan etkiler: Bu toksin, mide ve bağırsaklarda tahrişe yol açmadan, doğrudan kusma refleksini uyaran sinir yollarını aktive eder. Bu nedenle ishal her zaman görülmeyebilir, kusma daha baskın bir belirtidir.
  • Bebekler ve hassas gruplar için daha risklidir: Bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde cereulide maruziyeti daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle bebeklerde tekrarlayan kusma, hızlı sıvı kaybına (dehidratasyon) ve genel sağlık sorunlarına yol açabilir.
  • Isıya dayanıklı olduğu için risk devam eder: Cereulide’in zararları, toksinin ısıtma veya kaynatma ile yok edilememesi nedeniyle artar. Gıda güvenli kabul edilse bile, toksin önceden oluşmuşsa etkisini sürdürür ve tüketildiğinde sağlık sorunlarına neden olabilir.
  • Ciddi rahatsızlıklara neden olabilir: Yüksek miktarda cereulide alımı karaciğer hasarı gibi daha ağır tablolara yol açabilir.

Cereulide kaynaklı zehirlenmelerde ateş çoğunlukla eşlik etmez. Bu da durumu basit bir mide rahatsızlığı gibi algılatabilir ve riskin hafife alınmasına neden olabilir. 

Resmî uyarılarda, belirli partilerde cereulide toksini bulunma ihtimali gerekçesiyle ürünlerin piyasadan çekildiği belirtilir. Geri çağırma kararları genellikle tüm ürünleri değil, yalnızca ilgili parti kodlarını kapsar. Tüketicilerden ürün etiketlerindeki parti bilgisini kontrol etmeleri, etkilenen ürünleri kullanmamaları ve iade prosedürlerini takip etmeleri istenir. Ayrıca, ürün tüketildiyse ve bebekte herhangi bir belirti ya da endişe varsa bir sağlık profesyoneline başvurulması önerilir.

Cereulide Nasıl Kusmaya Neden Olur?

Cereulide vücuda alındığında, mide ve bağırsaklarda uzun bir sindirim sürecine ihtiyaç duymaz. Bunun yerine, kusma refleksini yöneten sinir yollarını doğrudan uyarır. Cereulide, özellikle vagus siniri üzerinden etki gösterir. Vagus siniri; mide, bağırsaklar ve beyin arasındaki iletişimi sağlayan ana sinir yollarından biridir.

Bu toksin, vagus siniri üzerindeki 5-HT3 (serotonin) reseptörlerine bağlanarak kusma merkezini aktive eder. Beyindeki bu merkez uyarıldığında, vücut kendini koruma refleksi olarak kusma tepkisini başlatır. Bu nedenle cereulide kaynaklı vakalarda kusma genellikle ani, şiddetli ve tekrarlayıcı olabilir.

Ayrıca cereulide’in ısıya ve mide asidine dayanıklı olması, toksinin mideye ulaştığında parçalanmadan etkisini göstermesine olanak tanır. Yani mide asidi, bu toksini etkisiz hale getiremez ve sinir sistemi üzerindeki uyarıcı etki hızla devreye girer.


Giriş Tarihi: 13.01.2026

Güncellenme Tarihi: 13.01.2026

Oluşturan: Medipol Sağlık Grubu Web Yayın Kurulu


Web sitemizde yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.