Sitede Ara

Tahtayı görmeyen, öğretmenini duymayan çocuklar okula başladığında başarısız olabiliyorlar. Bunun önüne geçmek için ders zili çalmadan çocuğunuzu sıkı bir sağlık kontrolünden geçirin.


Sonbahar demek, yeni eğitim öğretim yılına da merhaba demek. Sadece çocukların değil ailelerin de katıldığı bir maratonda sürüp giden okul öncesi hazırlık süreci de bu mevsimde başlar. Hazırlıklar genelde defter, kitap, kıyafet olarak algılanılsa da, çocuğun sağlıklı bir şekilde bu sürece hazırlanması da göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir nokta. Özellikle çocuğu birinci sınıfa başlayan ebeveynler, çocuklarını okul öncesi fiziken ve psikolojik olarak okula hazırlarken mutlaka bilinçli olmalı. Çocuğun başarılı ve mutlu bir öğrenci olması için uzmanlar öncelikli olarak sıkı bir doktor kontrolünü öneriyorlar. Çocuğun diş, kulak burun boğaz, çocuk sağlığı ve hastalıkları kontrolünden geçmesi, olası sağlık sorunlarının da okul başlamadan çözülmesini sağlıyor. Eksik aşılar, işitme ya da görme sorunları, duruş bozukluklarının çocuğun okul başarısını etkileyeceğini düşünürsek, okul öncesi doktor kontrolü daha da önem kazanıyor. Tahtayı görmeyen, öğretmenini duymayan çocuklar, okula başladığında çoğu kez başarısız olabiliyorlar. Bu taramalar, sorunun önceden saptanarak çözülmesine olanak sağlıyor. Öte taraftan ilk defa evden uzakta bir yerde saatler geçiren ve kalabalıkla tanışan çocukların aşıları eksikse bulaşıcı hastalıklara maruziyetleri de artıyor. Medipol Üniversitesi Hastanesi hekimleri de okul öncesi sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekerek aileleri uyarıyor: Başarılı bir okul hayatı için doktor muayenesi şart.

Profesyonel destek alınmalı
Uzm. Dr. Zeynep Arı
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuk sağlığının değerlendirilmesinde özellikle okul öncesi dönem çok önemlidir. Sağlıklı çocuklarda da okul öncesi dönemde fiziksel ve ruhsal gelişimin değerlendirilmesi gereklidir. Kontrol sırasında, geçirilmiş hastalıklar, varsa ailesel sorunlar paylaşılmalıdır. Fizik muayenede büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesi, tansiyon ölçümü, aşılama durumu kontrolü, eksik aşı varsa tamamlanması, ülkemizde kimi bölgelerde %50’ye varan sıklıkta görülebilen demir eksikliği anemisi taraması, tam idrar tahlili, gerekli görülen hallerde kan şekeri, kolesterol ölçümü, vb. testler yapılmalıdır. Özellikle okula başlamadan önce görme tembelliği, şaşılık, kırma kusurlarının tespiti çocuğun okul başarısını, arkadaş uyumunu etkileyen faktörler arasındadır. Görme işitmedeki sorunlar öğrenme güçlüğü, derslere ilgisizlik, isteksizlik, konsantrasyon bozukluğu şeklinde kendini belli edebilir. Aynı zamanda diş sağlığı açısından hekim kontrolü de bu dönemde önem taşımaktadır. Okula başlayacak çocuk yaşına uygun ruhsal gelişim açısından değerlendirilmeli, gerekli durumlarda profesyonel desteğe başvurulmalıdır.

Hipermetropsa kitapları sevmeyebilir
Op. Dr. Sevil Karaman
Göz Sağlığı ve Hastalıkları

0-16 yaş grubundaki çocukların gözlerini korumak için; doğumdan hemen sonra, ilk bir yaş, iletişimin kurulabildiği ve görmenin alınabildiği 2-4 yaş içerisinde, okula başlamadan önce ve okul süresince düzenli göz muayenesi yapılması gereklidir. Her çocuğun okula başlamadan önce göz muayenesinden geçmesi önemlidir. Çoğu kez de ilk göz sorunları, okul sıralarıyla tanıştığı dönemde ortaya çıkar. Muayenesi ihmal edilen çocukta hipermetropi varsa bu çocuk kitap okumayı sevmeyebilir. İlkokul çağına kadar tamamen normal olan bir gözde, bu yıllarda miyopi başlayabilir. Sorun öğretmen tarafından fark edilse de geçen sürede çocuğun özgüveni kaybolabilir ve okul başarısı düşebilir. Biliyoruz ki Türkiye’de her üç çocuktan biri uzak veya yakını görmede problem yaşıyor. Bazı aileler çocuklarının gözlüğe özendiği için şikayet ettiklerini düşünebilirler ancak çoğunlukla, çocukta gerçekten bir görme bozukluğu tespit edilir. İhtiyacı olan çocuklara gözlük reçete edilir. Uygun aralıklarla kontrole çağrılır ve gerekli durumlarda gözlük reçetesi yenilenir. Unutmamalı ki, başarılı ve mutlu bir çocuk dünyayı kaliteli bir görüşle gören çocuktur.

Okul reddi, bilinçli direnç hali
Uzm. Dr. Sevgi Hocaoğlu
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuğun okula başlama dönemi aileler ve eğitimciler için her ne kadar heyecanlı ve güzel bir süreç olsa da bazı koşullarda bu durum kabusa dönüşebilir. Okula gitmek istememe veya okul reddi dediğimiz çocuğun direnç hali psikiyatrik aciller arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra çocuğun okul konusunda istekli olup mental ve psikososyal açıdan çocuğun yetemediği durumlar da olabilir. Bu durumları zeka gerilikleri, erken yaşta okula başlama, özel öğrenme güçlükleri vs. şeklinde sıralayabiliriz. Bu yüzden bizler ailelere oyun çağındaki çocukların hem zihinsel hem sosyal hem motor gelişimleri açısından okul öncesi eğitim aldırmalarını önermekteyiz. Önlem almamız gereken bir diğer konu ise erken yaşta eğitime başlatmak. Zeka kapasitesi normal veya yüksek olsa da duygusal ve sosyal alanda eksiklikler yaşanacağından oyun çağı çocuklarının, ilkokula, gerekli olgunluğa ve yaşa eriştiklerinde başlaması uygundur. Ailelere bu çocukların sadece okula başlarken değil yaşıtlarından küçük olacakları için her yeni eğitim döneminde yeniden zorlanacakları söylenmelidir. Çocukların okula olgunluk ve kapasite açısından hazır olup olmadıklarını psikiyatrik muayene ve psikologlarımızın yaptığı testlerle saptayabiliriz.

Çürük diş, genel sağlığı etkiler
Yrd. Doç. Dr. Aslı Patır Münevveroğlu
Pedodonti

Okul öncesi dönem olarak adlandırılan 0-6 yaş arasındaki çocuklarda 20 adet süt dişi bulunur ve bu dönemde dişler mutlaka anne-babalar tarafından temizlenmelidir. Ancak aynı zamanda çocuklara diş fırçalama alışkanlığının da bu dönemde kazandırılması önem taşır. Süt dişlerinin sağlıklı olması en az sürekli dişler kadar önemlidir. Süt dişlerinin nasıl olsa düşecekleri düşünülüp oluşan çürüklerin tedavi ettirilmemesi bu dişlerin vaktinden önce kaybedilmesine yol açabilir. Tedavi edilmeyip uzun süre ağızda kalan çürük süt dişlerinin kök ucunda oluşan iltihap, çocuğun genel sağlığını etkileyebileceği gibi süt dişinin altında bulunan sürekli diş germine de zarar verebilir. Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının gelişebilmesi için okul öncesi dönemde bu konuya özen göstermek gerekir. Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘21. Yüzyılda 21 Hedef’ başlıklı çalışmasında ağız diş sağlığı açısından konulan hedeflerde; 6 yaşın altındaki çocukların en az yüzde sekseninde diş çürüğü bulunmaması; 12 yaşın altındaki çocuklarda ortalama 1.5’den fazla çekilmiş, çürük ya da dolgulu diş olmaması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, çocukların yüzde ellisinin sağlığı geliştiren anaokullarında ve yüzde doksan beşinin sağlığı geliştiren okullarda eğitim almasının önemi vurgulanmaktadır. Bu hedefler ile birlikte, ağız ve diş sağlığı konusunda erken yaşlardan itibaren toplumsal bilincin artırılmasına katkı sağlamak ve ağız diş sağlığı açısından tedaviye ihtiyacı olan çocukları tespit edip sağlık kuruluşlarına yönlendirmek amacıyla okul öncesi dönemde ağız-diş sağlığı taraması yapılması önem taşır.

İşitme testlerinden geçirilmeli
Yrd. Doç. Dr. Muhammed Fatih Evcimik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi

Çocuklar, okul öncesi yaptırılan sağlık taramalarında mutlaka duyma testinden geçirilmelidir. İyi duymayan öğrenci derslerinde başarılı olamayacağı gibi, arkadaş çevresiyle de uyum sağlayamayabilir. Anne baba olarak biz çocuğumuzun tam duyduğunu anlayamabiliriz veya kendi çocuğumuza konduramayabiliriz. Bazen dikkatli öğretmenler tarafından duymayan çocuk farkedilir. ‘Çocuğunuz dersle ilgilenmiyor, yüksek sesle konuşuyor, dudak okuyor veya söylenenleri tekrarlatıyor’ gibi uyarılarla veliyi hekime yönlendirilebiliyor. Yine okul çağındaki çocuklarda sıklıkla karşılaştığımız orta kulak iltihabı bazen sessiz seyredip işitme kaybına neden olabilir. Duymanın gündelik konuşmadan farklı olarak her frekansta normal sınırlarda olup olmadığını anlayabilmek için işitme testi yapılır. Dolayısıyla okul çağı gelen çocuklar,ın okula başlamadan önce kulak burun boğaz uzmanı tarafından muayene edilmesi, çocuklar için özel olan işitme testleri ile değerlendirilmesi gerekir.