Sitede Ara

Alzheimer Hakkında Bilinmesi Gerekenler

{%= Faq.Title %}

Alzheimer özellikle 65 yaş üstü bireylerde görülebilen bir hastalıktır. Alzheimer, Nörodejeneratif olarak adlandırılan hastalıklar grubuna girmektedir. Bu tür hastalıklarda beyindeki bazı kimyasal madde kayıpları da hastalığı eşlik etmektedir. Alzheimer hastalığında asetilkolin olarak adlandırılan hafıza, bellek ve dikkat ile alakalı kimyasal maddenin azaldığı görülmektedir.

Günümüzde tedavi için en önemli seçenek olarak bu maddenin eksikliğini gidermeye ve hastalığın seyrini azaltmaya yönelik ilaçlardır. Ancak bu güne kadar hastalık için etkili bir ilaç üretilememiştir. Dünya üzerinde 120’nin üzerinde hastalığın tedavisine yönelik ilaç çalışması yapılmaktadır. Alzheimer’a yönelik en önemli tedavi hedeflerden bir tanesi uykusuzluk, saldırganlık, evden çıkıp gitmeler gibi davranışsal semptomların kontrol altına alınmasıdır. 
Alzheimer hastalığı tanı aşamasından çok daha önce başladığı ve anlaşılamadığı için genel amaçlardan bir tanesi hastalığı ilk başladığı zamanlarda tespit edebilmektir. Bunun için elimizde gelişen bazı tetkikler bulunmaktadır. Unutkanlık testi bunlardan bir tanesidir. 

Unutkanlık Testi Nedir? 

Unutkanlık testi, insanların yaşadığı unutkanlık problemlerinin nedenlerinin araştırılması esasına dayanan bir testtir. Bununla birlikte genç bireylerde beyin görüntüleme, beyin omurilik sıvısının kimyasal incelenmesi gibi bir takım ileri tetkikler yapılabilmektedir. Bu tetkikler daha erken tanı koyulmasına yardımcı olabilmektedir. 
Hafif bilişsel bozukluk olarak tarif edilen bir ara kademe bulunmaktadır. Bu da normal yaşlılarla Alzheimer hastaları arasındaki bir geçiş dönemini simgelemektedir. Bu tür insanlarda akli melekelerin bir miktar bozulmaya başladığı testler sonucunda tespit edilse de henüz bu insanlarda günlük hayatı etkileyecek derece bir bozukluk görülmemektedir.
Yakın zamanda çalışmaları hala devam ettirilen bir aşı programı bulunsa da henüz hastalığın tedavisine yönelik kesin sonuçlar elde edilmemiştir. 

Alzheimer hastalığında her hastanın kendine göre farklı durumları ortaya çıkabilmektedir. Akli melekelerin bozulma biçimleri bile farklılık gösterebilmektedir. Bireyselleştirilmiş multimodel yaklaşım hastalık karşısında daha somut adımlar atılmasına yardımcı olacaktır. 
Beden ve beyin arasındaki ilişki önemlidir. Bağırsak problemlerinin giderilmesi, beslenmeye önem verilmesi özellikle Alzheimer hastalığı açısından önemli durumları oluşturmaktadır. Amerika’da yapılan bir çalışmada metabolik alt tiplere ayrılan hastalığın sebeplerinin insandan insana farklılık gösterebileceği teorisi sunulmaktadır. Ortaya çıkan bu teoriye göre enerji mekanizmasındaki sorunlar, enerji aksındaki problemler hastalığın nedenlerinden olabilmektedir. Bu teori üzerinden yapılacak çalışmalarla hastalığa yönelik daha somut verilerin elde edileceği düşünülmektedir. 

Finger adlı bir çalışmada ileri yaştaki bireyler üzerinde bir takım çalışmalar yapılmıştır. Bir gruba diyet, fiziksel egzersiz programı uygulanırken diğer gruba ise sadece sağlık önerileri sunulmuştur. İki yıllık takip sonucunda program verilen grubun akli olarak iyi durumda oldukları gözlemlenmiştir. 
Sonuç olarak Alzheimer hastalığının tedavisine yönelik elimizde sınırlı sayıda ilaç bulunsa da tedaviye yönelik çalışmalar devam etmektedir. Özellikle hastalık teşhis edilmeden henüz ilk evrelerindeyken tespit edilmesi çalışmaların ilerlemesine katkı sağlayacaktır.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi

Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu

Nöroloji Uzmanı

31 Aralık 2021